Sizin için uygun satış danışmanını arıyoruz
Sabahın erken saatleri... Arabanıza bindiniz, kontağı çevirdiniz ve o da ne? Motor kaputunun altından, sanki metal bir kutunun içinde misketler sallanıyormuş gibi garip, şakırtılı bir ses geliyor. Birkaç saniye sürüyor, sonra kesiliyor. Herhalde motor soğuktur deyip geçiştiriyorsunuz. Ancak bu ses, aracınızın size cüzdanını hazırla, büyük bir sorunla baş başa kalabiliriz deme şekli olabilir. Evet, otomobil dünyasının sessiz kahramanı ama arızalandığında en gürültülü habercisi olan eksantrik zincirinden bahsediyoruz. Otomobil teknolojisinde devrimler yaşanırken, motorun kalbindeki bu metal parça önemini hiç yitirmedi, aksine daha da kritik hale geldi. Peki, sanayide ustaların triger zinciri olarak da adlandırdığı bu parça aslında nedir, neden kopar, triger kayışından farkı nedir ve o korkutucu değişim maliyetleri gerçekten gerekli mi? Bu rehberde, internetteki kopyala-yapıştır bilgilerden sıyrılıp, bir araç sahibinin bilmesi gereken tüm detayları, tecrübeye dayalı gerçeklerle inceleyeceğiz. Aracınızın kalbini korumak istiyorsanız, kemerlerinizi bağlayın; motorun derinliklerine iniyoruz.
En basit tabiriyle eksantrik zinciri, motorun alt tarafındaki krank mili ile üst tarafındaki eksantrik (kam) milini birbirine bağlayan, yüksek dayanımlı çelikten üretilmiş metal bir zincirdir. Gözünüzde canlandırmak isterseniz bisiklet zincirini düşünün. Ancak bu zincir, bisikletinizdekinden çok daha kalın, çok daha dayanıklı ve çok daha karmaşık bir yapıda, genellikle çift veya çok sıralı baklalar halindedir. Motorun içerisinde, yağın ve yüksek sıcaklığın tam göbeğinde çalışır. Çoğu sürücü kauçuk olan triger kayışına aşinadır ancak eksantrik zinciri, yapısal olarak ondan tamamen farklıdır. Bir kayış gibi kuru ortamda değil, motor yağının içinde, sürekli yağlanarak hareket eder. Bu da teorik olarak onun ömürlük olmasını sağlar ancak pratikte işler her zaman öyle yürümez. Bu zincir tek başına çalışmaz, bir set halindedir. Bu setin içinde zincirin gergin durmasını sağlayan hidrolik gergiler, zincirin raydan çıkmadan dönmesini sağlayan palet yani kızaklar ve hareketin iletildiği dişliler bulunur. Yani eksantrik zinciri nedir sorusunun cevabı sadece bir metal parça değil, motorun zamanlamasını yöneten devasa bir metalik ekosistemdir.
Bir orkestra düşünün. Kemancıların, davulcuların ve piyanistin ne zaman çalacağını yöneten bir şef vardır. İşte eksantrik zinciri, motorunuzun orkestra şefidir. Motorun çalışma prensibi, pistonların aşağı yukarı hareketi ile sübapların yani valflerin açılıp kapanması üzerine kuruludur. Pistonlar aşağı inerken hava yakıt karışımının içeri girmesi için emme sübaplarının açılması, yanma olduktan sonra ise egzoz gazının atılması için egzoz sübaplarının tam doğru zamanda açılması gerekir. Bu milisaniyelik uyum hayati önem taşır. Eksantrik zinciri, pistonların bağlı olduğu krank milinden aldığı dönme hareketini, subapları açıp kapatan eksantrik miline iletir. Bu iletim öyle hassas bir senkronizasyonla yapılmalıdır ki, piston en tepeye çıktığında sübaplar kapalı olmalıdır. Eğer bu zincir görevini bir anlığına bile aksatırsa, yani sente atlarsa, motorun içindeki o muazzam uyum kaosa dönüşür. Pistonlar ve subaplar birbirine çarpar, motor kilitlenir ve ortaya çıkan hasar, motorun tamamen revize edilmesini gerektirecek boyutlara ulaşır. Kısacası görevi, motorun nefes alıp vermesini pistonların hareketiyle yüzde yüz uyumlu hale getirmektir. O dönmezse motor çalışmaz, o yanlış dönerse motor ölür.
Araç alırken veya bakım zamanı geldiğinde en çok sorulan sorulardan biri bu arabanın zincirli mi yoksa kayışlı mı olduğudur. Her ikisi de zamanlamayı sağlama işini yapsa da karakterleri gece ile gündüz kadar farklıdır. Bu farkları bilmek, hem bakım bütçenizi hem de aracı kullanım şeklinizi belirler. İlk ve en belirgin fark malzeme yapısında görülür. Triger kayışı kauçuk, kord bezi ve kompozit malzemelerden yapılırken, eksantrik zinciri sertleştirilmiş çelik alaşımdan üretilir. Kayış esnek ve hafifken, zincir ağır ve sağlamdır. İkinci büyük fark çalışma ortamıdır. Triger kayışı motor bloğunun dışında, genellikle plastik bir kapağın altında kuru bir ortamda çalışır ve yağ ile temas etmemesi gerekir. Buna karşın eksantrik zinciri motorun kalbinde, motor yağının içinde çalışır ve yağlama onun yaşam kaynağıdır.
Sürücüleri en çok ilgilendiren fark ise değişim periyodudur. Triger kayışının belirli bir ömrü vardır ve üretici dört yıl veya altmış bin kilometre derse o sürede değişmelidir, aksi takdirde ses vermeden aniden kopabilir. Eksantrik zinciri ise eskiden araç ömrüyle eşdeğer tutulsa da modern araçlarda genellikle yüz elli bin ile iki yüz bin kilometre bandında değişim isteyebilir. Ancak kayış gibi aniden kopmaz, önce şakırtı yaparak size bittiğini haber verir. Son olarak ses ve sürtünme konusuna değinmek gerekirse, kayış çok sessiz çalışırken, zincir metal metale değdiği için ne kadar yağlansa da kayışa göre daha gürültülüdür ancak modern yalıtım teknolojileriyle bu ses kabine pek yansımaz. Özetle kayış sessizlik ve düşük maliyetli periyodik bakım sunarken, zincir dayanıklılık ve uzun değişim aralığı vaat eder.
Eksantrik zinciri kolay kolay aniden kopmaz. Kopmadan önce size yalvarır, bağırır ve çeşitli sinyaller gönderir. Eğer bir sürücü olarak bu dili anlarsanız, binlerce liralık motor masrafından sadece zincir değişimi masrafıyla kurtulabilirsiniz. En yaygın ve en ciddi belirti soğuk motor şakırtısıdır. Sabah motoru ilk çalıştırdığınızda, marşa bastıktan hemen sonraki birkaç saniye boyunca motor sanki yağsız kalmış gibi metalik bir şakırtı sesi çıkarır. Yağ basıncı yükselip gergileri doldurunca ses kesilir. Bu, zincirin uzadığının veya gergilerin artık zinciri tutamadığının ilk habercisidir. Bir diğer belirti rölantide düzensizlik ve titremedir. Zincir uzadığında motorun zamanlaması milimetrik olarak kayar, bu da motorun rölantide sarsıntılı çalışmasına ve devir saatinin dalgalanmasına neden olur.
İnternetteki en büyük bilgi kirliliği burada yaşanıyor. Birçok kişi zincirli arabanın trigerinin değişmeyeceğine inanır. Bu durum eski model araçlar için kısmen doğru olabilir ancak yüksek performanslı, turbo beslemeli modern motorlar için geçerli değildir. Peki ne zaman değişmeli sorusunun en net cevabı ses geldiği zamandır. Kilometre ne olursa olsun, bahsettiğimiz şakırtı sesini duyduğunuz an değişim zamanı gelmiştir ve ertelemek büyük bir risktir. Bazı üreticiler belirli motor serilerinde yüz yirmi bin kilometre ile yüz seksen bin kilometre arasında kontrol veya değişim önerebilir. Genellikle yüz elli bin kilometre ila iki yüz bin kilometre arası, zincir setinin değişimi için psikolojik ve mekanik sınırdır. Zincir sağlam olsa bile, zinciri geren plastik ve bakalit paletler zamanla kırılganlaşır ve parçalanır. Zincir sağlam kalsa dahi palet kırıldığı için zincir boşa çıkar. Kısacası zincir ömürlüktür sözündeki ömür, insan ömrü değil motorun revizyon ömrüdür ve o da günümüz şartlarında ortalama iki yüz elli bin kilometredir.
Geldik en can sıkıcı kısım olan maliyete. Açık konuşalım, eksantrik zinciri değişimi ucuz bir işlem değildir ve triger kayışı değişiminden genellikle birkaç kat daha maliyetlidir. Bunun temel sebebi işçilik zorluğudur. Triger kayışı motorun yan tarafında, ulaşılması nispeten kolay bir yerdedir. Ancak eksantrik zincirine ulaşmak için genellikle motorun yarısının sökülmesi gerekir. Karter, üst kapak, ön kapak ve bazen motor kulaklarının sökülmesi zorunludur. Bazı araç modellerinde zincir motorun arka tarafındadır ve değişim için motorun komple araçtan indirilmesi gerekir ki bu da günler süren bir işçilik demektir. Ayrıca değişen sadece zincir değildir. Zincir seti içerisinde zincir, hidrolik gergiler, plastik veya metal paletler, dişliler, contalar, keçeler ve mecburi olarak yeni motor yağı ile filtresi bulunur. Fiyat vermek enflasyonist ortamda zordur ancak bir oran vermek gerekirse, standart bir triger kayışı değişimi bir birim maliyetindeyse, zincir seti değişimi işçilikle beraber üç veya dört birim maliyetindedir. Ancak bu maliyet, zincir koptuğunda ortaya çıkacak motor rektifiye masrafının yanında çok küçük kalır. Bu yüzden zincir değişiminden kaçmak tasarruf değil kumardır.
Madem değişimi bu kadar pahalı, bu zincirin ömrünü nasıl uzatırım diye soruyorsanız, eksantrik zincirinin tek ve en büyük dostunun motor yağı olduğunu bilmelisiniz. Zincirinizi yüksek kilometrelere taşıyacak en önemli kural, yağ bakımını asla geciktirmemektir. Eksantrik zinciri metal sürtünmesiyle çalışır ve hidrolik gergiler yağ basıncıyla zinciri gerer. Kirli ve özelliğini yitirmiş yağ, zincirin pimlerini aşındırır ve uzamasına neden olur. Fabrika yirmi bin kilometre dese bile, siz on bin veya on beş bin kilometrede bir yağınızı değiştirirseniz zincirin ömrünü uzatırsınız. Temiz yağ, zincirin uzun ömür iksiridir. Ayrıca doğru viskozite ve onaylı yağ kullanımı hayati önem taşır. Kalın yağ iyidir devri kapanmıştır. Aracınızın kitapçığı hangi yağı ve hangi partikül onayını istiyorsa onu kullanmalısınız. Gergilerin içindeki ince kanallar, yanlış kalınlıktaki yağla yeterli basıncı oluşturamaz ve zincir gevşek kalır, bu da zincirin kırılmasına yol açabilir.
Bir diğer önemli nokta soğuk motor kullanımıdır. Sabah motoru çalıştırdığınızda yağın karterden çıkıp en tepeye, zincir sistemine ulaşması ve basınç oluşturması birkaç saniye sürer. Motor soğukken ve yağ henüz kalınken yapılan ani gazlamalar, zincire binen yükü katbekat artırır. Motor ısınana kadar sakin kullanmak zinciri korur. Son olarak start stop sistemine dikkat etmek gerekebilir. Sık sık dur kalk yapan trafikte motorun sürekli durup yeniden çalışması yani marş anı, zincire en çok yük binen andır çünkü gergi boşalıp tekrar dolar. Çok yoğun trafikteyseniz, start stop sistemini devre dışı bırakmak zincir sağlığı için daha iyi olabilir. Eksantrik zinciri, aracınızın kaputunun altındaki sessiz bir muhafızdır. Onu göremezsiniz, dokunamazsınız ama varlığı aracınızın yürümesi için şarttır. Onu ihmal etmeyin. Aracınızdan gelen şakırtı sesini bir para sesi olarak değil, beni kurtar çağrısı olarak algılayın. Zamanında yapılan müdahale, hem keyfinizi hem de motorunuzu kurtarır.