Sizin için uygun satış danışmanını arıyoruz
Karayollarında güvenliği sağlamanın ve trafik akışını düzenlemenin en kesin yollarından biri hız limitleridir. Bu limitlerin denetlenmesinde kullanılan en yaygın teknoloji ise şüphesiz radar sistemleridir. Birçok sürücü, hız limitini aştığı anı fark etse de, "Radar cezası bana ne zaman ulaşır?", "Sisteme ne zaman düşer?" veya "Hangi hız aşımında ceza kesilir?" gibi soruların cevaplarını merak eder. Günümüz modern trafik denetleme sistemlerinde, bir kural ihlali ile cezanın resmi olarak tebliği arasında karmaşık bir elektronik işleyiş süreci vardır. Bu süreç, sadece cezanın postalanma süresiyle sınırlı değildir; aynı zamanda ihlalin tespit edilmesinden, kaydın merkezi sisteme düşmesine ve nihayetinde sürücüye tebliğ edilmesine kadar geçen teknik ve hukuki aşamaları içerir. Bu kapsamlı rehberimizde, radar sistemlerinin çeşitlerini, cezanın tespiti ile tebliği arasındaki süreyi, 2025 yılı için güncel ceza tutarlarını ve sıklıkla merak edilen tüm hukuki detayları ele alıyoruz.
Trafik denetleme sistemlerinde kullanılan radar teknolojileri, hız ihlallerini tespit etme biçimlerine ve kuruldukları yerlere göre temel olarak üç ana kategoriye ayrılır. Her bir sistem, farklı bir çalışma prensibine dayanır ve sürücülerin hız limitlerine uyumunu sağlamayı amaçlar.
Sabit radar sistemleri, karayollarında önceden belirlenmiş ve genellikle sürücüler tarafından bilinirliği yüksek noktalara kalıcı olarak monte edilmiş cihazlardır. Bu sistemler, genellikle trafikteki hız değişimlerini izlemek için mikrodalga veya lazer teknolojisini kullanır. Cihaz, belirlenen bir bölgeden geçen aracın hızını milisaniyeler içinde ölçer. Eğer ölçülen hız, o yol kesimi için belirlenen yasal hız limitini aşıyorsa, sistem otomatik olarak aracın plakasını ve hızını gösteren fotoğrafı çeker. Sabit radarların avantajı, sürekli çalışabilmeleri ve belli riskli bölgelerde caydırıcılıklarının yüksek olmasıdır. Bu sistemlerden alınan veriler, anlık olarak merkezi trafik denetleme sistemlerine aktarılır.
Mobil radar sistemleri, polis veya jandarma trafik ekipleri tarafından kullanılan, araç içi veya yol kenarına kolayca kurulabilen taşınabilir cihazlardır. Bu sistemler, sabit radarların aksine beklenmedik noktalarda, özellikle şikayet gelen veya kaza riskinin yüksek olduğu bölgelerde denetim yapma esnekliği sunar. Mobil radarlar, genellikle el tipi lazer tabancaları veya trafik ekip otolarının içine monte edilmiş ve hareket halinde ölçüm yapabilen gelişmiş cihazlardır. Mobil sistemlerin en önemli özelliği, sürücülerin hızlarını sürekli kontrol altında tutmaya teşvik etmesi ve sabit radar noktalarına bağımlılığı azaltmasıdır. Tespit edilen ihlaller, görevli trafik ekibi tarafından yerinde kayıt altına alınır ve ceza makbuzu düzenlenerek sisteme işlenir.
Koridor hız ölçüm sistemleri veya diğer adıyla Ortalama Hız Tespit Sistemleri (OGS/HGS gibi ücretli geçiş sistemleriyle entegre çalışabilir), bir aracın iki farklı nokta arasında kat ettiği mesafeyi ve bu mesafeyi geçmek için harcadığı süreyi hesaplayarak aracın ortalama hızını bulur. Sürücülerin ilk noktada hız limitine uyup, daha sonra hızlanmasını engellemeyi amaçlar. Eğer aracın ortalama hızı, koridor için belirlenen hız limitini aşıyorsa, ihlal gerçekleşmiş kabul edilir. Bu sistemler, uzun tünellerde veya otoyol kesimlerinde yaygın olarak kullanılır. İhlalin gerçekleştiği anda elektronik kayıt oluşturulur ve bu kayıt merkezi sunuculara otomatik olarak iletilir. Koridor sistemleri, uzun mesafelerde güvenli sürüş alışkanlığını yerleştirmesi açısından en etkili yöntemlerden biri olarak kabul edilir.
Bir hız ihlali tespit edildikten sonra, bu bilginin sürücünün resmi kayıtlarına yansıması ve hukuki süreçlerin başlaması, genellikle teknik ve bürokratik bir zaman dilimini kapsar.
Radar ihlali gerçekleştiği anda, sistem (sabit, mobil veya koridor) ihlali elektronik olarak kaydeder ve fotoğrafı delil olarak saklar. Sabit ve koridor sistemlerinde bu kayıtlar, genellikle anlık veya birkaç saat içinde ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü veya Jandarma Genel Komutanlığı'nın trafik denetleme merkez sunucularına otomatik olarak aktarılır. Mobil denetimlerde ise ceza, görevli memur tarafından yerinde tutanakla kayıt altına alınır ve bu tutanak en kısa sürede elektronik sisteme işlenir.
Cezanın sisteme düşmesi, yani cezanın hukuki olarak resmiyet kazanması ve ilgili veritabanlarına (Trafik Ceza Tutanağı Bilgi Sistemi) işlenmesi süresi, genellikle 24 saat ile 72 saat arasında değişebilir. Ancak bu süre, yoğunluk, sistem entegrasyonu ve resmi tatiller gibi faktörlere bağlı olarak bazen daha uzun sürebilir.
Sürücülerin radar cezalarını en hızlı ve en güvenilir şekilde öğrenme yöntemi E-Devlet Kapısı üzerinden yapılan sorgulamadır. Cezanın sisteme işlendiği andan itibaren E-Devlet üzerinde görünür hale gelir.
Sorgulama adımları şunlardır:
Trafik cezalarının sisteme işlenme hızı genellikle yüksektir, ancak özellikle yoğun dönemlerde veya büyük çaplı denetimlerden sonra sistemsel güncellemeler gecikebilir. Bir cezanın E-Devlet ve bankacılık sistemlerine tam olarak yansıması için gereken süre genellikle cezanın tutanakla tespit edilmesinden sonraki ilk 3 iş günüdür. Bu süreden sonra dahi cezanın görünmemesi durumunda, ihlalin yer aldığı il veya ilçe trafik denetleme birimi ile iletişime geçmek faydalı olabilir. Özetle, cezanın sisteme düşmesi ve sorgulanabilir hale gelmesi ortalama 3 iş gününü bulur, ancak tebligatın adresinize ulaşması daha uzun bir süreçtir.
Radar cezasının "verilmesi" terimi, hukuki açıdan cezanın ilgili kişiye resmi olarak tebliğ edilmesi anlamına gelir. İhlal tespitinin yapıldığı an ile cezanın resmiyet kazanması arasında geçen süre, Karayolları Trafik Kanunu ile belirlenmiştir ve bu süreye dikkat edilmesi hukuki hakların korunması açısından önemlidir.
Yani özetle, radar cezası genellikle ihlalin gerçekleşmesinden ortalama 1 ila 1.5 ay sonra (30 gün tebligat süresi baz alındığında) araç sahibinin adresine PTT yoluyla resmi olarak verilir (tebliğ edilir).
Trafik para cezaları, her yılın başında Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen Yeniden Değerleme Oranı'na göre güncellenir. 2025 yılı için hız aşımı cezaları da bu oran üzerinden artırılmıştır. Cezanın miktarı, hız limitinin ne kadar aşıldığına bağlı olarak farklılık gösterir.
Trafik para cezaları, her yılın başında Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen Yeniden Değerleme Oranı'na göre güncellenir. Bu kapsamda, hız limitlerini aşan sürücülere uygulanan güncel brüt ceza miktarları, aşım oranına bağlı olarak farklı kademelerde belirlenmiştir.
Hız limitini yasal tolerans sınırı olan %10'dan %30'una kadar aştığınız durumlarda, ödemeniz gereken brüt ceza tutarı 2.168 TL olarak belirlenmiştir. Bu, ilk aşama hız ihlali olmasına rağmen, sürücülere ciddi bir mali yük getirmekte ve ehliyetinize 10 ceza puanı işlenmektedir.
Eğer hız limitini aşım oranınız daha yüksek bir seviyeye ulaşarak %30'dan %50'sine kadar bir aralığa denk geliyorsa, ceza miktarı önemli ölçüde artış gösterir ve 4.512 TL seviyesine yükselir. Bu daha ağır ihlal için sürücüye 15 ceza puanı uygulanır.
En ağır mali yaptırım ise hız limitini %50'sinden fazla aşan sürücülere yöneliktir. Bu kritik ihlalde ceza tutarı 9.268 TL olarak belirlenmiştir ve yine 15 ceza puanı uygulanır. Ancak bu kritik ihlali bir yıl içinde birden fazla tekrarlayan sürücüler için Karayolları Trafik Kanunu uyarınca ek olarak 1 yıl süreyle ehliyete el konulması riski bulunmaktadır.
Türk Ceza Hukuku, trafik cezalarında erken ödemeyi teşvik eden önemli bir indirim fırsatı sunar. Bu indirim, sürücülerin cezayı daha hızlı ödemesini sağlamayı ve kamu alacaklarının tahsilatını hızlandırmayı amaçlar. Bu fırsattan yararlanmanın temel koşulu, cezanın erken ödenmesidir.
Cezanın size resmi olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ödeme yapılması durumunda, kesilen ceza tutarı üzerinden %25 oranında indirim uygulanır. Örneğin, brüt tutarı 4.512 TL olan bir trafik cezası, bu 15 günlük süre zarfında ödendiğinde, indirimli olarak tahsil edilir. Bu indirimden tam olarak faydalanabilmek için, ceza tebligatının adresinize ulaştığı ve imza karşılığı teslim edildiği tebligat tarihine azami dikkat göstermek hayati önem taşır.
İndirimli ödeme süresi olan 15 gün geçse bile, ceza tutanağının tebliğ tarihinden itibaren toplamda 30 gün içinde cezanın tamamının ödenmesi yasal bir zorunluluktur. Bu 30 günlük yasal ödeme süresi aşıldığı takdirde, ödenmeyen ceza tutarına yasal mevzuat uyarınca her ay için belirlenen oranda gecikme zammı işlemeye başlar. Bu nedenle, sürücülerin maliyet artışıyla karşılaşmamaları için tebligat tarihini takiben 30 günlük süreyi geçirmemeleri büyük önem taşır.
Radar cezası, sadece hız limitinin aşılması durumunda değil, aynı zamanda hız limitinin yasal tolerans sınırının da aşılması durumunda verilir. Türkiye'de Karayolları Trafik Kanunu, sürücülere hız limitlerinin %10'u kadar bir tolerans (hata payı) tanır.
Örneğin, limitin 70 km/saat olduğu bir yolda ceza kesme sınırı şöyledir:
Dolayısıyla radar cezası, hız limitinin %10'luk tolerans payını geçtikten sonraki ilk hız aşımı diliminde (yani limitin %10'u ile %30'u arasında) verilmeye başlanır. 70 km/saat hız limitli bir yolda, 77 km/saat hızı geçtiğiniz anda ceza kesme riski başlar.
Radar cezasını ödememenin ciddi hukuki ve mali sonuçları vardır:
Radar cezasına itiraz etmek için, cezanın size resmi olarak tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün süre vardır. Bu 15 günlük süre içinde, cezanın kesildiği yerdeki Sulh Ceza Hakimliği'ne bir dilekçe ile itirazda bulunulması gerekmektedir. İtiraz dilekçesinde, cezanın hukuka aykırı olduğu veya yanlış kesildiği iddia edilen nedenler (örneğin hız tespitinde hata, tebligat hatası, plaka yanlışlığı) detaylıca açıklanmalıdır.
Trafik sigortası primleri, sürücünün hasarsızlık basamağına göre belirlenir ve hasarsızlık basamağını genellikle kaza veya hasar dosyaları etkiler. Tek başına bir para cezası (radar, kırmızı ışık vb.) genellikle sigorta primlerini doğrudan etkilemez. Ancak, radar cezası nedeniyle toplanan ceza puanlarının 100'e ulaşarak ehliyetinize el konulması durumunda, sürücünün trafik sicili olumsuz etkilenebilir ve gelecekteki sigorta şirketleri bu sicili değerlendirmeye alabilir.
Yanlış kişiye kesilen radar cezasına itiraz etmek için, ceza size tebliğ edildikten sonra 15 gün içinde cezanın düzenlendiği yerin Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurmanız gerekir. Yazılı bir dilekçe ile aracı ihlal anında sizin kullanmadığınızı belirtmeli ve bunu kanıtlayan araç kiralama sözleşmesi, satış sözleşmesi, şirket tahsis belgesi, ihlali yapan kişinin yazılı beyanı gibi delilleri eklemelisiniz. Hakim, sunduğunuz belgeleri inceleyerek itirazı haklı bulursa ceza gerçek sürücüye yönlendirilir ve sorumluluk doğru kişiye geçer.
Radar cezası, teknik olarak aracın plakasına kesilir. Tutanak, aracın plakasına göre düzenlenir ve ilk olarak araç sahibinin adresine tebliğ edilir. Ancak Karayolları Trafik Kanunu'na göre, hız ihlalini gerçekleştiren sorumlu kişi sürücüdür. Eğer ceza, tespiti anında durdurma olmaksızın plakaya yazılmışsa ve sürücü tespit edilememişse, cezanın muhatabı ve ödeme yükümlüsü araç sahibidir (araç sahibi, aracı kullanan kişiyi idari birimlere bildirme hakkına sahiptir). Ceza puanı ise her durumda ihlal anındaki sürücünün ehliyetine işlenir; sürücünün tespit edilememesi durumunda ceza puanı işlenmez, sadece para cezası araç sahibine kalır.